Skip to main content
Onur Konuk

Hangi Göz Şikâyetleri Oküloplasti Uzmanı Gerektirir?

By 23 Eylül 2026No Comments14 min read

Göz kapağında düşüklük, geçmeyen şişlik ya da kitle, sürekli göz sulanması, gözde öne çıkma, kapağın içe ya da dışa dönmesi, kirpiklerin göze batması ve göz kapağında istemsiz kasılma oküloplastik değerlendirme gerektiren şikâyetlerdir. Bu şikâyetlerin ortak özelliği, göz yüzeyi ve görme işleviyle doğrudan ilişkili olmalarıdır. Bu yazıda her şikâyetin ne anlama gelebileceğini, hangi bulguların vakit kaybedilmeden değerlendirilmesi gerektiğini ve ilk muayenede neler yapıldığını anlatıyorum.

Oküloplasti Hangi Şikâyetlerle İlgilenir?

Oküloplastik cerrahi; göz kapakları, kirpik dizilimi, gözyaşının üretildiği ve boşaldığı yollar, göz kaslarının ve görme sinirinin içinde bulunduğu orbita ile göz kaybı sonrası oluşan soketin hastalıklarıyla ilgilenir. Yani gözün kendisinden çok gözü çevreleyen yapıları ele alır; ancak bu yapıların her biri görmeyi ve göz yüzeyini etkileyebildiği için değerlendirme tam bir göz muayenesiyle yapılır. Alanın tümü için oküloplastik cerrahi sayfasına bakabilirsiniz.

Şikâyetlerin çoğu iki soruyla ayrışır: bu bulgu görmeyi ya da göz yüzeyini etkiliyor mu, ve zaman içinde ilerliyor mu? Görmeyi etkileyen ve ilerleyen bulgular beklemeye uygun değildir. Durağan ve işlevi etkilemeyen bulgularda ise izlem yeterli olabilir; bu ayrım muayenede yapılır.

Göz Kapağında Düşüklük

Üst kapağın normalden aşağıda durması (pitozis) görme alanının üst bölümünü daraltabilir. Hastalar bunu çoğunlukla ‘kaşımı kaldırarak görüyorum’, ‘akşama doğru göz kapağım ağırlaşıyor’ ya da ‘başımı geriye atıyorum’ biçiminde anlatır. Düşüklük doğuştan olabileceği gibi yaş, göz cerrahisi sonrası ya da kapak kaldırıcı yapıdaki gevşemeye bağlı olarak sonradan da gelişebilir.

Çocuklarda kapak sorunları ayrı bir aciliyet taşır; kapak görme alanını kapatıyorsa görmenin gelişimi etkilenebilir. Yenidoğan döneminde saptanan ağır kapak kıvrılmasında kapak katmanlarının yeniden konumlandırılmasıyla düzelme sağlanabildiğini bir olgumuzda bildirmiştik [1]. Kapak düşüklüğü ayrıntısı için pitozis (kapak düşüklüğü) sayfasına bakabilirsiniz.

Göz Kapağında Kitle veya Şişlik

Göz kapağındaki şişliklerin bir bölümü iltihabi ve kendiliğinden gerileyen tablolardır. Değerlendirme gerektiren durum, şişliğin geçmemesi, sertleşmesi, büyümesi, kirpik kaybı ya da kapak kenarında şekil bozukluğuyla birlikte olmasıdır. Bu bulgular kitlenin doğasının araştırılmasını gerektirir; tanı gereken olgularda patolojik inceleme ile netleştirilir.

Kitlelerin her zaman kapak yüzeyinde olmadığını da belirtmeliyim. Alt kapaktaki dolgunluğun yaşa bağlı sanıldığı hâlde orbitadaki bir kitleden kaynaklandığını gösterdiğimiz olguyu bu nedenle yayımladık [16]. Gözyaşı bezi kaynaklı tümörleri karşılaştırdığımız çalışmada en sık başvuru bulgusu gözde öne çıkma olmuştur [2]; çocuklarda ise gözyaşı boşaltım yolundan kaynaklanan lenfomayı bildirdiğimiz iki olguda tablo uzun süre kronik gözyaşı kesesi iltihabı gibi seyretmişti [3]. Ayrıntı için kapak tümörleri ve cerrahi tedavisi sayfasına bakınız.

Kapaktaki bir kitlenin çıkarılmasında planlama yalnız kitleyle ilgili değildir; kapak kenarının, kirpik dizilimin ve kapağın kapanma işlevinin işlem sonrasında korunması da plana dâhildir. Bu nedenle kapak kitlelerinde onarımın nasıl yapılacağı, kitlenin çıkarılmasıyla birlikte baştan planlanır.

Sürekli Göz Sulanması

Sürekli sulanma çoğunlukla gözyaşının fazla üretilmesinden değil, boşalma yolundaki bir daralma ya da tıkanıklıktan kaynaklanır. Tıkanıklığın yeri ve derecesi tedaviyi belirler; bu nedenle muayenede gözyaşı yolunun hangi bölümünün etkilendiği araştırılır. Girişimsel radyoloji yöntemleriyle tedavi edilen hastalarda gözyaşı yolunun görüntülenmesini değerlendirdiğimiz çalışma, bu haritalamanın tedavi seçimindeki yerini gösterir [7].

Tedavi seçenekleri tıkanıklığın yerine göre değişir. Balon yöntemiyle genişletme uyguladığımız hastaların uzun dönem sonuçlarını incelediğimiz çalışmada sonuçların tıkanıklığın yerine ve derecesine göre değiştiğini gördük [4]. Cerrahi gerektiğinde endoskopik ve lazer yardımlı yöntemleri karşılaştırdığımız ileriye dönük çalışmada iki tekniğin uzun dönem sonuçlarını izledik; hasta sayısı sınırlı olduğu için bulgular tek başına genel bir üstünlük yargısı olarak okunmamalıdır [5]. Gözyaşı yolunun giriş noktasındaki daralmalara yönelik uygulamaları [8] ve boru (stent) yerleştirilen hastalarda şikâyetin sürüp sürmediğini [9] ayrı çalışmalarda değerlendirdik.

Daha önce ameliyat olmuş ve şikâyeti süren hastalar ayrı bir gruptur; başarısızlığın nedenlerini inceleyip yeniden cerrahi sonuçlarımızı bildirdik [6]. Yüz travması sonrası gelişen tıkanıklıkta uyguladığımız yaklaşımı ise ayrı bir çalışmada ele aldık [10]. Konuyla ilgili sayfalar: göz sulanması ve endoskopik gözyaşı kanalı cerrahisi.

Gözde Öne Çıkma veya Konum Değişikliği

Göz küresinin öne çıkması, içe çökmesi ya da iki göz arasında yeni bir asimetri belirmesi orbita kaynaklı bir sorunun işareti olabilir. Erişkinlerde iki taraflı öne çıkmanın en sık nedeni tiroid göz hastalığıdır; merkezimize başvuran hastaların iki onyıllık verisini incelediğimiz çalışmada tanı ile göz tutulumunun ortaya çıkışı arasındaki sürenin yıllar içinde değiştiğini gördük [11]. Tek gözde başlayan ve hızla ilerleyen tablolarda ise kitle ve iltihabi hastalıklar araştırılır: göz arkasında granülom gelişen olguların çok merkezli serisinde baskın bulgular gözde öne çıkma ve çift görmeydi [12].

Bu şikâyet grubunda muayene, gözün öne çıkma miktarının ölçülmesi ve iki göz arasındaki farkın kayda geçirilmesiyle başlar; görüntüleme buna eklenir. Ayrıntı için orbita cerrahisi ve tiroid göz hastalığı sayfalarına bakabilirsiniz.

Göz küresinin içe doğru çökmesi de aynı şekilde değerlendirilir; travma sonrası orbita tabanındaki bir kırık ya da dokulardaki hacim kaybı bu görünüme yol açabilir. Bu tabloda kapak konumu ve göz hareketleri birlikte incelenir, görüntüleme kırığın genişliğini ve dokuların yerleşimini gösterir.

Göz Kapağında İstemsiz Kasılma

Göz kapağında zaman zaman görülen seğirmeler çoğunlukla geçicidir ve kendiliğinden geriler. Değerlendirme gerektiren tablo, kasılmaların sıklaşması, iki tarafta birlikte görülmesi, gözün istem dışı kapanmasına yol açması ve okuma, araç kullanma gibi günlük etkinlikleri engellemesidir. Bu durumda kasılmanın kaynağı ve göz yüzeyine ait bir uyaranın (kuruluk, kirpik batması gibi) tabloya katkısı araştırılır.

Bu şikâyette tedavi seçenekleri kasılmanın türüne ve şiddetine göre belirlenir; seçim muayene sonrasında hastaya özel yapılır. Ayrıntı için blefarospazmda uygulanan tedaviler sayfasına bakabilirsiniz.

Kirpiklerin Göze Batması, Kapağın İçe/Dışa Dönmesi

Kapağın içe dönmesinde kirpikler göz yüzeyine temas eder; sürekli batma, kızarıklık ve sulanma görülür, tedavi edilmediğinde kornea zarar görebilir. Kapağın dışa dönmesinde ise kapak göz yüzeyine yeterince temas etmez; gözyaşı boşalması bozulur, göz yüzeyi açıkta kalır. İkisi de görünüm sorunu değil göz yüzeyi sorunudur ve bu nedenle işlevsel değerlendirme gerektirir.

Bu tablolarda kapak kenarının yapısı, kapak gevşekliği ve kirpik dizilimi ayrı ayrı değerlendirilir; çözüm de buna göre seçilir. İlgili sayfalar: kirpik dönmesi ve tedavisi ile ektropiyon ve entropiyon.

Kapak kenarının göz yüzeyiyle ilişkisi bozulduğunda şikâyetler damla ile bir süre dengelenebilir; ancak yapısal bozukluk sürdüğü için kalıcı çözüm kapak konumunun düzeltilmesidir. Bu nedenle uzun süredir batma ve sulanma şikâyeti olan hastalarda kapak kenarının ayrıca değerlendirilmesini istiyorum.

Hangi Belirtiler Acil Değerlendirme Gerektirir?

Şu bulgular vakit kaybedilmeden değerlendirilmelidir:

  • Görmede hızlı azalma ya da renklerin soluklaşması
  • Yeni başlayan çift görme
  • Gözde hızla artan öne çıkma, özellikle tek gözde
  • Göz çevresinde ateşle birlikte gelişen şişlik, kızarıklık ve göz hareketlerinde kısıtlılık
  • Travma sonrası göz küresinin konumunda değişiklik ya da kapak yaralanması
  • Göz kapağının kapanmaması ve buna eşlik eden yüzey şikâyetleri

Bu bulguların neden acil olduğunu yayımladığımız olgular gösterir. Sistemik kanser öyküsü olan hastada orbitadaki bir metastazın görme sinirine bası yaptığı olguda erken girişim gerekmiştir [13]; yineleyen orbita apsesi tablosuyla izlenen çocukta altta yapısal bir neden bulunmuştur [14]; göz küresinin kırık hattından komşu boşluğa yer değiştirdiği travma olgusunda ise erken cerrahi girişim uygulanmıştır [15]. Bu tablolarda geçen süre, sonucu doğrudan etkiler.

İlk Muayenede Ne Yapılır?

İlk muayenede yapılanlar şunlardır:

  • Şikâyetin başlangıcı, seyri ve günlük yaşamdaki karşılığının ayrıntılı alınması
  • Görme keskinliği, göz yüzeyi, pupil yanıtları ve göz dibi değerlendirmesi
  • Kapak konumu, kapak kapanması, kapak gevşekliği ve kirpik dizilimi incelemesi
  • Gözyaşı işlevi ve boşaltım yolunun değerlendirilmesi
  • Göz küresinin konumunun ölçülmesi ve göz hareketlerinin incelenmesi
  • Gereken durumlarda görüntüleme ve diğer bölümlerle ortak değerlendirme

Muayene sonunda hangi tanının düşünüldüğü, hangi tetkikin neden istendiği ve varsa girişim seçeneklerinin beklentileri hastayla birlikte konuşulur. Ameliyat planlanan hastalarda bu görüşmenin ayrıntısı için göz kapağı ve orbita ameliyatı öncesi muayene yazısına bakabilirsiniz.

Randevuya gelirken yanınızda getirmenizi istediğim birkaç şey var: daha önce çekilmiş görüntülemeler, varsa patoloji raporları, kullandığınız ilaçların listesi ve tiroid hastalığı gibi eşlik eden hastalıklara ait son tetkik sonuçları. Şikâyetin başlangıcını gösteren eski fotoğraflar da bulgunun ne kadar sürede geliştiğini anlamamıza yardımcı olur.

Sıkça Sorulan Sorular

Göz kapağı şikâyetlerim için hangi doktora gitmeliyim?

Göz kapağı, gözyaşı yolları ve orbita şikâyetlerinde ilk adres göz hastalıkları uzmanıdır; bu alanda ileri eğitim almış hekim oküloplastik cerrahtır. Bunun nedeni, bu şikâyetlerin göz yüzeyi ve görme işleviyle doğrudan ilişkili olmasıdır: kapak konumu, kapanma işlevi ve gözyaşı boşalması aynı muayenede değerlendirilir. Gereken durumlarda endokrinoloji, kulak burun boğaz, radyoloji ve patoloji bölümleriyle birlikte çalışılır. Şikâyetiniz başka bir bölümün ilgi alanına giriyorsa yönlendirme de bu muayene sonrasında yapılır.

Göz kapağındaki her kitle ameliyat gerektirir mi?

Hayır. Kapaktaki şişliklerin bir bölümü iltihabi ve kendiliğinden gerileyen tablolardır. Cerrahi, kitlenin geçmemesi, büyümesi, kapak kenarında şekil bozukluğu yapması ya da doğasının belirsiz kalması durumunda gündeme gelir; bu olgularda tanı patolojik inceleme ile kesinleştirilir. Kapaktaki bir dolgunluğun orbitadaki bir kitleden kaynaklanabileceğini gösterdiğimiz olgu, değerlendirmenin neden kapak yüzeyiyle sınırlı kalmadığını ortaya koyar [16].

Sürekli göz sulanması ciddi bir sorun mudur?

Sürekli sulanma çoğunlukla gözyaşı boşaltım yolundaki bir daralma ya da tıkanıklıktan kaynaklanır; kendiliğinden geçmesi beklenmez ve tedavi seçeneği tıkanıklığın yerine göre değişir [4][7]. Yaşam kalitesini etkilemesinin yanında, gözyaşı kesesinde yineleyen iltihaplara da zemin hazırlayabilir. Çocuklarda ve geçmeyen tek taraflı tablolarda kitle olasılığının da araştırılması gerekir [3].

Kapak düşüklüğü kendiliğinden düzelir mi?

Erişkinlerde kapak kaldırıcı yapıdaki gevşemeye bağlı düşüklüğün kendiliğinden düzelmesi beklenmez. Geçici ve dalgalanan düşüklükler ise farklı nedenlerle ilişkili olabileceği için ayrı değerlendirilir; bu nedenle günün saatine göre değişen kapak düşüklüğü muayenede ayrıca sorgulanır. Çocuklarda kapak görme alanını kapatıyorsa değerlendirme beklemeden yapılır, çünkü görmenin gelişimi etkilenebilir [1]. Erişkinlerde de düşüklüğün ne zaman başladığı ve ne hızla ilerlediği, cerrahi kararının zamanlamasını etkiler.

Hangi belirtilerde vakit kaybetmeden başvurmalıyım?

Görmede hızlı azalma, renklerin soluklaşması, yeni başlayan çift görme, tek gözde hızla artan öne çıkma, ateşle birlikte gelişen göz çevresi şişliği, travma sonrası göz küresinin konum değişikliği ve kapağın kapanmaması vakit kaybedilmeden değerlendirilmesi gereken bulgulardır. Görme sinirine bası ve orbita enfeksiyonu tablolarında geçen sürenin sonucu etkilediğini yayımladığımız olgular göstermektedir [13][14].

İlgili Tedaviler

Göz çevresi şikâyetleriniz için muayene randevusu → İletişim

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Burada anlatılanlar genel bilgilerdir. Kişiye özgü değerlendirme ancak muayene ile yapılır.

Kaynaklar

[1] Unal M, Tunç M, Konuk O. Severe congenital horizontal tarsal kink without levator aponeurosis disinsertion. Ophthalmic Plast Reconstr Surg. 2003;19(1):79-81. DOI: 10.1097/00002341-200301000-00012 · PMID: 12544798 · https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/12544798/

[2] Ceylanoğlu KS, Konuk O. Clinical and radiologic outcomes of pleomorphic adenoma and adenoid cystic carcinoma of the lacrimal gland. Arq Bras Oftalmol. 2023;86(4):359-364. DOI: 10.5935/0004-2749.20230056 · PMID: 35544926 · https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/35544926/

[3] Ucgul AY, Tarlan B, Gocun PU, Konuk O. Primary mucosa-associated lymphoid tissue (MALT) lymphoma of the lacrimal drainage system in two pediatric patients. Eur J Ophthalmol. 2020;30(3):NP18-NP23. DOI: 10.1177/1120672119837085 · PMID: 30862184 · https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/30862184/

[4] Konuk O, Ilgit E, Erdinc A, Onal B, Unal M. Long-term results of balloon dacryocystoplasty: success rates according to the site and severity of the obstruction. Eye (Lond). 2008;22(12):1483-7. DOI: 10.1038/sj.eye.6702912 · PMID: 17721506 · https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/17721506/

[5] Akcam HT, Konuk O. Mechanical transnasal endoscopic dacryocystorhinostomy versus transcanalicular multidiode laser dacryocystorhinostomy: long-term results of a prospective study. Lasers Med Sci. 2021;36(2):349-356. DOI: 10.1007/s10103-020-03038-7 · PMID: 32435908 · https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32435908/

[6] Konuk O, Kurtulmusoglu M, Knatova Z, Unal M. Unsuccessful lacrimal surgery: causative factors and results of surgical management in a tertiary referral center. Ophthalmologica. 2010;224(6):361-6. DOI: 10.1159/000313818 · PMID: 20453543 · https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/20453543/

[7] Coskun B, Ilgit E, Onal B, Konuk O, Erbas G. MR dacryocystography in the evaluation of patients with obstructive epiphora treated by means of interventional radiologic procedures. AJNR Am J Neuroradiol. 2012;33(1):141-7. DOI: 10.3174/ajnr.A2889 · PMID: 22173761 · https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/22173761/

[8] Konuk O, Urgancioglu B, Unal M. Long-term success rate of perforated punctal plugs in the management of acquired punctal stenosis. Ophthalmic Plast Reconstr Surg. 2008;24(5):399-402. DOI: 10.1097/IOP.0b013e318185a9ca · PMID: 18806663 · https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/18806663/

[9] Oztürk S, Konuk O, Ilgit ET, Unal M, Erdem O. Outcome of patients with nasolacrimal polyurethane stent implantation: do they keep tearing? Ophthalmic Plast Reconstr Surg. 2004;20(2):130-5. DOI: 10.1097/01.iop.0000115597.92546.d5 · PMID: 15083082 · https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/15083082/

[10] Uzun F, Karaca EE, Konuk O. Surgical management of traumatic nasolacrimal duct obstruction. Eur J Ophthalmol. 2016;26(6):517-519. DOI: 10.5301/ejo.5000754 · PMID: 26833234 · https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26833234/

[11] Ozturk M, Konuk O, Tarlan B, Yalcın MM, Arıbas YK, Toruner FB, et al. Clinical characteristics and the treatment modalities of Graves’ orbitopathy in a tertiary referral center in Turkey: changes over two decades. Int Ophthalmol. 2023;43(2):643-653. DOI: 10.1007/s10792-022-02468-2 · PMID: 36030455 · https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36030455/

[12] Bitik B, Kılıç L, Küçükşahin O, Şahin K, Tufan A, Karadağ Ö, et al. (Konuk O dahil). Retro-orbital granuloma associated with granulomatosis with polyangiitis: a series of nine cases. Rheumatol Int. 2015;35(6):1083-92. DOI: 10.1007/s00296-014-3179-8 · PMID: 25413843 · https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/25413843/

[13] Konuk O, Pehlivanli Z, Yirmibesoglu E, Erkal HS, Erekul S, Unal M. Compressive optic neuropathy due to orbital metastasis of a sacral chordoma: case report. Ophthalmic Plast Reconstr Surg. 2005;21(3):245-7. DOI: 10.1097/01.iop.0000159175.89287.1f · PMID: 15942507 · https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/15942507/

[14] Konuk O, Abdulgani A, Gonul II, Unal M. Orbital cyst of lacrimal derivation presenting as a recurrent orbital abscess in a pediatric patient. J Pediatr Ophthalmol Strabismus. 2009;46(6):365-7. DOI: 10.3928/01913913-20091104-09 · PMID: 19928743 · https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/19928743/

[15] Onaran Z, Şimşek G, Konuk O. Traumatic Dislocation of the Globe into the Ethmoid Sinus. Turk J Ophthalmol. 2021;51(5):308-312. DOI: 10.4274/tjo.galenos.2021.47597 · PMID: 34702835 · https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34702835/

[16] Tarlan B, Konuk O. Orbital Fat Involvement by Metastatic Multiple Myeloma Mimicking Involutional Lower Eyelid Fat Herniation: A Case Report. Am J Ophthalmol Case Rep. 2026;43:102613. DOI: 10.1016/j.ajoc.2026.102613 · PMID: 42382361 · https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/42382361/

Leave a Reply